seyrani1.jpg (45636 bytes)

KIMSESIZ SAHRALARDA

Su kimsesiz sahralarda Diken oldu gülüm benim                                                                                                                           

Gizli gizli tenhalarda Aglamaktir halim benim                                                                                                                        

Gülü dikene katali Diken elime batali                                                                                                                         

Yar beni yardan atali Bükülmüstür belim benim                                                                                                

Ari geçmez çiçeginden Çiçek geçmez biteğinden        (  bitek: çiçegin dalda çiktigi yer )                                                                                       

Erenlerin eteğinden Kesme Rabbim, elim benim

Yedim acı teresinden İçtim kanlı şırasından

SEYRANÎ gam deresinden Cûs eyledi selim benim                   ( cûs: cosmak, akmak )

Seyrani

 

    DESTAN 

Asırda acâib işler çoğaldı,bilmem bu işleri kimler ediyor

dünyayı hep rezil köpekler aldı,gelen ümerâya karşı gidiyor

biraz bahsedeyim ehli zamandan,yahşılar aşağı düştü yamandan

aralık itleri olmuş kumandan,uyuz it kurtlara kumanda ediyor

buğday unu beğenmiyor enikler,iplikten aşağı düştü ipekler

hep sedire geçti itler köpekler,hânedân ayakta hizmet ediyor

koltuk kılı fark olmuyor sakaldan,tüccarlar aşağı indi bakkaldan

aslanlara çoban düşmüş çakaldan,şimdi aslanları çakal güdüyor

mekteple medrese ortadan kalktı,meyhane kerhane ortaya çıktı

ar namus denen şey ortadan kalktı,şimdi kişi bildiğine gidiyor

sarhoşlar çoğaldı kalmadı ayık,bu asır böylece hallere layık

müzevvirin adı muhbir-i sadık,şimdi kişi bildiğine gidiyor.

isimleri tebdil etsem satılmaz,cisimleri tahvil etsem zât olmaz

altun eğer vursam eşek at olmaz,şimdi kişi bildiğine gidiyor

şahinler yurdunu tuttu yarasa,baklava yerine geçti pırasa

şimdi rağbet deyyus ile terese,zamâne bunlara rağbet ediyor

boy kürkünü beğenmiyor köçekler,babasına aklöğretir çocuklar

yumurtadan burnu çıkan cücükler,horoz oldum diye cik cik ediyor

küçükler büyüğe çorap giydirir,tatlıyı insana acı yedirir

seyrânî zamâne böyle dedirir,şimdi kişi bildiğine gidiyor.

Seyrani

 

İNSAN BEĞENMEZ

Ormanda büyüyen adam azgını,çarşıda pazarda seyrân beğenmez

medrese kaçkını softa bozgunu,selâm vermek için insan beğenmez

Âlemi ta'neder yanına varsan,senide yanıltır mesele sorsan

bir "cim" bile çıkmaz karnını yarsan,meclise gelirde erkân beğenmez

her çeşit insandan birkaç eşi var,mektepten koğulmuş günah işi var

Rabbiyesir'de dört yanlışı var,tahsil etmek için irfan beğenmez

ellerin evinde çul firaş olur,burnu sümüklüdür gözü yaş olur

bayramdan bayrama bir traş olur,gider berberede dükkan beğenmez

dağlarda taşlarda dolaşan yörük,insanlar içine çıkmayan hödük

bir "elif "e dili dönmeyen sürtük,şehirde tecvitle Kur'an beğenmez

yayladan yaylaya konup göçerde,arpayı buğdayı ekip biçerde

mısır yaprağını kıyıp içerde,tütünü bulunca duman beğenmez

bir odası var gayet küçücek,kendi aklı sıra keyif yetirecek

bir çanağı yoktur ayran içecek,kahveyi bulunca fincan beğenmez

Seyrânî söyledi bu doğru sözü,haddeden çekilmiş doğrudur özü

şehre gelin gitse bir köylü kızı,lal'ü güher ister mercan beğenmez.

Seyrani

 

AŞKIN GÖNLÜ

Eski libas gibi asikin gönlü

Söküldükten sonra dikilmez imiş

Güzel sever isen gerdani benli

Her güzelin kahri çekilmez imiş

Bülbül daldan dala yapiyor sekiş

O sebepten gülle ediyor çekiş

Askin ignesiyle dikilen dikiş

Kiyamete kadar sökülmez imiş

Sevdigim degildin böylece ezel

Askinim bagina düsürdün gazel

Ibrisimden nazik saydigim güzel

Meger pulat gibi bükülmez imiş

SEYRANİ'nin gözü gamla yaş imiş

Benim derdim her dertlere baş imiş

Ben bagrimi toprak sandim, taş imiş

Meğer taşa tohum ekilmez imiş

Seyrani

 

KARA YÜZLÜYÜM

Gönül serden geçer, yardan geçmez

Baglanmis ikrara, kavî özlüyüm

Her sözüm dinleyen, özüm seçemez

Sırat köprüsünden ince sözlüyüm

Benim sözüm çürük degil, sağ gibi

Çürük sözler erir, akar yağ gibi

Üzerinden kervan geçer dağ gibi

Yokuşluyum sanma beni düzlüyüm

Yolcu ates yakmak ile yol yanmaz

Erenlerin dokunduğu gül yanmaz

Cehennemde günah yanar, kul yanmaz

Ben, günahtan sürmelenmiş gözlüyüm

SEYRANİ, aradın onu her yerde

Aşk-i hakikatle düştüm bu derde

Tuttum günahımdan yüzüme perde

Rabbim, divanında kara yüzlüyüm

Seyrani

 

MUHABBET YELLERİ

Hak yoluna gidenlerin Asa olsam ellerine

Er, pîr vasfin edenlerin Kurban olsam dillerine

Torunuyuz bir dedenin Tohumuyuz bir bedenin

Mûnkir ile cenk edenin Silahı olsam ellerine

Bir üstada olsam çirak Bir olurdu yakin irak

Kemigimi yapsam tarak Yar saçinin tellerine

Vücudumu kavursalar Yönüm yare çevirseler

Harman edip savursalar Muhabbetin yellerini

Vakit kalmadi dermagin Kaldir SEYRANİ parmagin

Deryaya akan ırmağın Katre olsam sellerine                           (  Katre:Damla, su damlasi )

Seyrani

 

BU GÜNDE GEÇER 

Her ırmağa bir yol vermiş akıyor,cümlesini bir deryâya döküyor

her kumaşı bir tarakta dokuyor,şeridini bâzarlara çözüyor

bülbülün aşkına sebeb gül oldu,ona kafes ağzındaki dil oldu

canım ateşlere attı kül oldu,ne taraftan bir yel değse tozuyor

kimi dikenini gülünden seçer,herkes ekdiğinin mahsûlün biçer

gam yama Seyrânî bu günde geçer,yüce dağ başında duman geziyor.

Seyrani

 

FELEK

Kırkbirinde her hevesim yitirdim,kırkbeşinde bağdaş kurup oturdum

ellisinde göçüm çekip götürdüm,vâdesi yetmişe döndürdün felek

ellibeşte senetlerim yazdırdın,altmışımda her düzenim bozdurdun

altmışbeşte kemiklerim ezdirdin,beni sübyanlara döndürdün felek

Âşık Seyrânî'yi yakıp yandırıp,Hakk'ın rahmetinden verip kandırıp

en sonunda Azrail'i gönderip,beni doğmamışa döndürdün felek

Seyrani

 

KİMLERE KALDIK

Eyvah fukaranın beli büküldü,meded ticaretin gücüne kaldık

eyiler âlemden göçtü çekildi,bizler zamânenin piçine kaldık

rüşvet ile yazar hâkim hücceti,hüccet ile alır kadı rüşveti

halk bilmiyor dîni şer'i sünneti,bozuldu sikkenin tucuna kaldık

sene bin ikiyüz altmışbeş tamam,okunur ezanlar boş bekler imam

Seyrânî bu nutkun sonu vesselâm,inanın dünyânın ucuna kaldık.

Seyrani